Kanalizasyonlarda Geçen Macera

Evet kanalizasyon deyince aklımıza genellikle pis kokular ve gidilip görülmeye değer anlamlı bir şeylerin olmadığı yerler olarak gelir. Ama öyle bir kanalizasyon macerası var ki, özellikle bir çağın çocuklarını ekrana bağlamıştır. Aslında seri izlenirken içinde bulanmak istemediğimiz bir ortam, sanki bizim de evimiz gibi olmuştur. Tabi ki o da en çok izlenen çizgi dizi, Ninja Kaplumbağalar’dır.

Her ne kadar sinemaya uyarlanmış olsa da, çizgi dizisi kadar etki bırakamamış olan Ninja Kaplumbağalar, aynı zamanda New York kanalizasyon sistemleri hakkında da bize fikir vermiştir. 1984 yılında ortaya çıkan seri, dört ninja ve ustaları Splinter’ın, uzaylı düşmanları ve şehirde ki kötüler ile çarpışmalarını konu edinir. Her ne kadar dizinin adında ninja olsa da, aslında kaplumbağaların hepsi ninja olmaya çalışan birer öğrencidir. Usta Splinter, ninjalarına sadece savunma sanatını değil, aynı zamanda yaşamın doğruluk felsefesini de aşılamaya çalışan bir ustadır.

Lağımda Onlar Gibi Yaşayabilir miyiz?

Aslında burada yapılan algı sandığımızdan daha önemlidir. Seriyi izlerken birçoğumuzun aklına kanalizasyonların çok pis yerler olabileceği gelmez. Çünkü orası onların evidir ve orada yaşarlar. Hatta orada yedikleri pizzalar, çoğu zaman hepimizin canının çekmesine neden olmuştur. Şimdi bir lağımda yemek yediğinizi hayal edin ve içinize kokuyu çektikten sonra yemeğinizi yemeye başlayın. Bu hayalinizde bile, sandığınız kadara kolay olmayabilir.

İşte bahsettiğimiz algıda burada başlamaktadır. Aslında insanlar birçok gerçekleşmesi imkansız olay ya da olgulara kolayca inandırılmaya müsait canlılardır. Bu algıyı da doğru yönde kullanmak ve insanları doğruluğun ve iyiliğin bilincine yönlendirmek çok da zor değildir. Burada aklınıza, kime göre doğru, kime göre yanlış gibi bir çıkarım gelebilir. Fakat zihinsel bir hastalığı olmayan çoğu insan, doğru ve iyinin ne anlama geldiğini, yaşamın her anında görebilir ve hissedebilir. Kanalizasyonlardan çok daha kötü duruma gelmiş yer üstü dünyasında, bazı şeylerin doğru yapılması hiç de zor değil. Yaşadığımız çehreyi değiştirmek insandan insana kolaylıkla aktarılabilir. Fakat bunun için, çabaladığımız tüm her şeyden çok daha fazla çabalamamız gerekmektedir.