Kanalizasyon çalışmalarının önemi

Şehirler de yaşam durmaksızın akıyor ve bu yaşam sürekli enerjiye ihtiyaç duymakta. Fakat alınan bu enerjiyi hem üretmek, hem tüketmek, hem de atmak gerekmektedir. Maalesef işin en zor kısımlarından biride bu enerjinin atık olarak insan hayatına geri dönmesidir. Çünkü geri dönen bu atıkla ne yapacağımız konusunda çok fazla fikir sahibi değiliz.

Nasıl ki enerji santrallerinde üretilen enerji bir atık yaratıyorsa, insanların da vücutlarına aldıkları enerji de büyük bir atık yaratmaktadır. Bu atığın toplanması ve sonrasında boşaltılması ise büyük alt yapı projeleri gerektirmektedir. Artık modern teknoloji ile beraber gelişen kanalizasyon sistemleri bu atıkların kolayca toplanmasını sağlanmakta ve sisteme tekrar geri döndürülmesini kolaylaştırmaktadır. Doğru bir şekilde inşa edilmeyen kanalizasyon sistemleri taşmalara sebebiyet vermekte ve birçok şehirde maddi kayıplara neden olmaktadır.

New York Kanalizasyonları

Dünyanın belki de en büyük kanalizasyon sistemlerine sahip şehri New York, hepimizin Hollywood filmlerinden de görmeye aşina olduğu yerlerdir. İnanılmaz boyutlarda ki kanalizasyon sistemlerinde, bir birinden büyük ve karışık tüneller bulunmaktadır. Bu tüneller öyle büyüktür ki neredeyse için de otobüsle bile dolaşabilirsiniz.

Büyük Bir Bütçe İşi

New Yok şehrinin yaklaşık olarak 2019 yılı için 92 milyar dolarlık bir bütçesi vardır. Buda neredeyse hatırı sayılı bir ülkenin GSYH’sından büyüktür. Bu kadar büyük bir bütçe ile ülkeler kurabilir, ya da çok büyük yatırımlar yapabilirsiniz. Hali hazırda çok büyük bir alt yapıya sahip olan bu şehrin, alt yapı ve onarım işlerine bütçeden büyük bir pay ayrılır. Ülkenin yer altı operasyonlarına harcadığı miktar yaklaşık 5 milyar dolar civarındadır. Sadece bu bile İstanbul gibi büyük bir şehrin toplam bütçesinden çok daha fazla bir miktardır. Yeri gelmişken İstanbul’un 2019 yılı bütçesi 23,8 milyar TL’dir, bu da şu an ki dolar kuruyla yaklaşık 3,96 milyar dolara denk gelmektedir. New York alt yapısının neden bu kadar gelişmiş ve büyük olduğunun kanıtı gibidir bu miktar. New York belediyesi bu işlerin yürütülmesi için de, yaklaşık 30.000 kişiye istihdam sağlar.

Yer Altı Yer Üstüne Çıksa

Yer altı, yer üstüne çıksaydı ne olurdu? Burada, yer altı dediğimiz, kanalizasyon sistemleridir. İnsanlar için pek içi açıcı olmamasından ötürü, kanalizasyon sistemleri, çalışanlar ve sorumluları dışında pek fazla kimsenin umurunda olmamaktadır. Sadece, insanlar, şehirlerde dolaşırken burunlarına kötü kokular geldiği zaman kanalizasyonları hatırlamaktadır.

Kanalizasyon Üst Yapıya Alınıyor

Kanalizasyonların üstyapı sistemlerine alındığını düşünün, aslında bu o kadarda kötü olmazdı. Çünkü kanalizasyonların altyapıları, özellikle de kaçılması gereken çukurlar, yüksek maliyet ve işçilik gerektirmektedir. Üstyapıya alınan kanalizasyonlardaki pis su akışını insanlar her geçen gün izlese, muhtemelen gereksiz sarfiyattan kaçınırdı. Altyapıyı yukarıya aldık, peki ya üstyapı aşağıda olsa ne olurdu? Bu sefer de, insanlar atmosfere hasret kalır mıydı? Tüm yaşantımız yer altında geçse insanlığın fikirlerinde değişiklik olur muydu? Bu soruların cevabı aslında basit, yer altını da insanlar yaşanmaz hale kısa sürede getirirdi. İnsanlar olarak düşünmemiz gereken en önemli şey, yaşadığımız doğaya saygı duymak ve yaşanılabilir ortamımızı olabildiğince korumak olmalıdır.

Öğle tatilinde neler yapılmaz ki

Türkiye’de ve tüm dünyada çalışılan işlere göre farklılık göstermekle beraber, insanların öğle yemeği tatili birçok çalışan kesim için çok önemlidir. Çünkü kısa süreliğine de olsa yaptığınız işten biraz olsun sıyrılıp sosyalleşmek ve karnınızı doyurmak, insanın işe adaptasyonu için çok önemlidir. Genellikle öğlen tatili 12:00 ya da 12:30 saatlerinde başlayıp, saat 13:00 ya da 13:30′ a kadar devam etmektedir. Bazı yoğun işlerde ise bu saatler değişebilmekte ve hatta kısalabilmektedir.

Bazılarımız için çok kısa gibi gözükse de, insanlar bu tatil aralarında bir takım işlerini de halletme fırsatı yakalamaktadır. Örneği çocuklarını okuldan almak, sağlık kontrolü için doktora gitmek ya da bir takım küçük çaplı eğlenceler de yapabilmektedir. Örneğin çok sevdikleri iş arkadaşının doğum gününü kutlamak, kestirmek, pinpon maçları ve langırt çevrimiçi spor bahisleri gibi küçük turnuvalar düzenleyerek kafalarını dağıtanlar bile vardır. Bazı spor tutkunları fazlaçalışıyoruz bu aralarda, eğer çok yakınsa spor salonlarına bile gidebilmektedir.Bedenen çalışanlar için ise öğle yemeğinin belkide tadı hiç bir şeyde yoktur.

Bodrum Halkı Bıktı

Türkiye’de aşırı yağmurlar ile beraber meydana gelen su taşmaları, hemen hemen birçok il ve ilçe de sorunlara yol açmaktadır. Kış mevsimi Türkiye’nin özellikle doğu bölgelerinde çetin geçerken, güneyde ise yağmurlar felaketlere neden olur. Bu şehirlerin başında da Bodrum, her yıl görmeye alışık olduğumuz sel felaketleri ile karşımıza çıkmaktadır. Bodrum da yaşayan insanları da canından bezdirmiş olan bu durum bir türlü giderilememektedir.

Kanalizasyon denilince akla ilk gelen insan dışkılarının su ile taşınması gelebilir. Fakat bir de işin yağmur suları kısmı vardır. Yağmur sularının taşınması işi, eğer ki bileşik atık su boruları ile yapılıyorsa, yani hem lağım suları hem de yağmur suları aynı boruda taşınıyorsa, işler çok daha fazla karmaşık hale gelebilir. Bu şu anlama gelmektedir; eğer bu borular da patlama meydana gelirse bodrumdasel maalesef istemediğimiz pis su da sokaklara yayılır ve kendimizi sağlıksız bir ortamın içinde buluruz.

Lağım Sorunu

Lağımlar yani namı değer kanalizasyon sistemlerimiz, maalesef Türkiye de oldukça yetersiz ve çarpık kentleşmenin sonucu büyük sorunlara yol açmakta. Kanalizasyon sistemleri suyun taşınmasında büyük bir önem sahip. Yeterli büyüklükte ve şehrin kapasitesine uygun yapılamayan kanalizasyon sistemleri patlamakta ve sel felaketlerine neden olabilmektedir.

Aslında yaşanan sel felaketlerinin sonrasında eleştiriler çoğunlukla belediyelere ya da yetkili olarak düşünülen kişilere yapılmaktadır. Bu eleştiri bir yere kadar haklıdır. Ancak yapılan bu eleştirileri insanlar biraz da kendilerine yapmalıdır. Çünkü insan oğlu el birliği ile dünyanın dengesi bozmuş ve bu da kendisini en çok iklim değişikliğinde göstermeye başlamıştır. Atmosferin, insanlar ve tüm tabiat için en önemli yaşam kaynağı olduğu unutulmamalıdır. Bu sebeple bireyden başlayarak en büyük şirketlere kadar her şeyin yöneticisi insan ve zararın tek sorumlusu da insanlar yani hepimiz.

Kanalizasyonda geçen bir macera

Evet günlük yaşantımız da kanalizasyon dediğimiz zaman aklımıza pek fazla eğlenceli şey gelmez. Fakat bilim kurgunun sınır tanımadığı eğlence dünyası, sizi bilgisayar ve çeşitli oyun platformlarında sınırsız eğlence imkanıyla tanıştırır. Özellikle bilgisayar oyunlarında kendinizi gerçek dünyada hiç olmak istemeyeceğiniz yerlerde ve buralarda kendinizi bir amacın için de sağa sola koştururken bulabilirsiniz.

Adından da anlaşılacağı üzere 2013 yılında piyasaya sürülen bu oyun, metronun ve yer altı kanalizasyon sistemlerinin, dünyanın kurtuluşu için son çare yerler olduğu bir oyundur. Gerilim seviyesi bir hayli yüksek bu macera ve gerilim oyunu gelecekte insanların nükleer saldırılar sonucu dünyayı yıkıma uğrattığı, bir kıyamet sonrası bilim kurgu oyunudur. Bu oyunda çeşitli mutasyona uğramış yaratıklar ve metro hatlarını ele geçirmeye çalışan Alman askerleriyle çetin bir savaşa girersiniz. Aynı zamanda esrarengiz bir canlının peşinde olmanız ve bu canlıyla temasa geçtiğiniz de bir takım translara görmeniz de, oyunu heyecanlı kılan Lucky Nugget bir başka özellik. Oyunun geliştirici ülkesi Ukranya’dır ve birçok oyun sever tarafından kanalizasyonlarcanalıyor favori gerilim oyunları listesinde yer alır. Oyun içinde kendinizi, metro ve kanalizasyonlar da karanlık bölgelerde dolaşırken büyük bir heyecanın içinde ve elinizde gazlı bir çakmakla ortalığı aydınlatmaya çalışırken bulursunuz.

Kanalizasyonların Temiz Tutulması

Kanalizasyonların bakımı şehirde yaşayan insanlar için büyük önem arz etmektedir. Çünkü buralardan yayılabilecek hastalıklar insan sağlığına tehdit oluşturur. Aynı zamanda lağımlarda yaşayan bazı canlılarda insan hayatına tehdit oluşturabilmektedir. Bunlardan en bilineni ise lağım fareleridir.

Farelerden Çoğu İnsan Korkar

Farelerden birçok insan korkar özellikle de kadınlar ve çocuklar için çok daha dayanılmazdır, fareler. Şehirlerde yer yer kanalizasyon kapaklarının çevrelerinde, bina etraflarında ya da gıda üretilen yerlerde sık sık bu hayvanlara rastlanabilir. Fakat bulunduğunuz bölgede çok fazla bu canlılar ile karşılaşıyorsanız bir sıkıntı olma ihtimali yüksektir. Özellikle gündüzleri yuvalarından çok fazla çıkmayan bu canlılar, gündüzleri de sık sık görünmeye başladıysa, belediye ekiplerine derhal haber vermeniz gerekmektedir.

Bilindiği üzere fareler çok hızlı üreyebilir. Bu sebeple nüfuslarında aşırı bir artış yaşanmaması için belediye ekipleri ya da yetkili kurumlarca düzenli zehirlenme yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde fare istilası korkutucu boyutlara varabilir. Unutulmamalıdır ki, fareler başının sığdığı her delikten rahatlıkla girebilir. Bunu başarabilmesinde ki en büyük etken ise, kaburgalarının kolayca küçülebilmesidir. Bu çabuk yayılan ve her delikten çıkabilen farelerin kontrol altında tutulmasında yetkili kurumlara büyük iş düşmektedir.

Şehirlerin Temizliğinin Önemi

Şehirlerin temiz tutulması yaşayan herkes için çok önemlidir. Fakat bunun için çok iyi belediyecilik ve toplum duyarlılığı gerekmektedir. Maalesef ülkemizde, doğal çevreyi ve şehirlerimizi temiz tutmada, yeterli toplumsal ahlak bilinci tam olarak sağlanamamıştır. Halen birçok şehrimizde ve semtimizde çöpler, sokaklara ve doğal çevreye gelişi güzel bırakılmaktadır. Aynı zamanda yapılan alt yapı projelerinin sağlamlığı ve şehirlerde sokakların temiz tutulması da, belediyecilik anlayışının ne kadar doğru olup olmadığı hakkında bizlere fikir vermektedir.

Dünya da öyle şehirler var ki, kirlilikte ilk sıralarda yer almaktadır. Özellikle Hindistan, Bangladeş, Afganistan ve Filipinler gibi ülkeler de kirlilik hat safhadadır. Bu ülkelerin birçok şehrinde çöpler çöp konteynerlerine dahi sığmamakta ve sokaklara kadar taşmaktadır. Ayrıca, neredeyse alt yapı denilemeyecek kadar kötü kanalizasyon sistemlerine sahip bu ülkeler de, pislikle yaşamak yaşam biçimi haline dönüşmüştür.

Dünya da kanalizasyon

Kanalizasyon sitemlerinin tarihi her ne kadar milattan önceki yıllara dayansa da, ilerleyen yıllarda şehirlerde ki yaşamın hızla artması ve kentlerin giderek büyümesi ile büyük bir sorun haline gelmeye başladı. Özellikle Avrupa da kanalizasyon sistemlerin yetersiz ve insanların dışkılarını sokaklara, ya da şehir içinde akan küçük nehirlere boşaltması büyük hastalıklara neden olmuştu. Kolera bu hastalıklardan en ciddisi ve en çok can alanı idi.

Londra kanalizasyonları modern sistemlerin ilk inşa edilenlerindendir. Şehirde artan nüfusla beraber, sistemin ilk geliştirilmeye başlanması 1700 yılına kadar gider. Fakat bu yıllarda projenin çok yüksek bir bedel içermesi modernizasyonu ertelenmesine neden olmuştur. 1800’lü yılların ikinci yarısına gelindiğinde, bütün lağım sularının Thames nehrine akması neticesinde birçok bakteriyel hastalık baş göstermiş ve bu durumun iyileştirilmesi ihtiyacı doğmuştur. Ancak maliyetler bu projenin tekrar ertelenmesine sebep olmuştur. 1856 da yapılması planlanan yeni proje yaklaşık 720 km civarındaydı ve o zaman için çok yüksek dünyadakanalizasyon bir maliyet ve malzeme ihtiyacını doğurmuştu. Nihayet proje yapımına 1859 yılında başlanmış ve kısa bir süre içinde de tamamlanmıştı.