Kanalizasyon Alt Yapısı

Kanalizasyon alt yapısı tüm dünyada şehirler için büyük önem arz etmektedir. Çünkü insan oğlu binlerce yıl öncesinde ki gibi atıklarını bir ağacın dibine bırakamamaktadır. Sadece kanalizasyon için geçerli olmayan bu atıklar aynı zamanda ürettiğimiz binlerce çöp yığınından da oluşmaktadır. Bu atıkların depolanması, yer altı ve yer üstünden taşınması günümüzde çok zorlu ve büyük alt ve üst yapı projelerinin geliştirilmesini gerektirmektedir.

Tarihte şehirler de ki alt yapı ve teknoloji yetersizliğinden ötürü halk ölümcül vebalara ve hastalıklara yakalanarak hayatlarını kaybetmiştir. Savaşlardan bile çok can alan bu hastalıkların büyük bir nedeni de kanalizasyon sisteminin olmayışı ve şehirlerde insanların dışkılarını sokaklara bırakmasından kaynaklanmaktaydı. Böylece hastalıklar hızlı bir şekilde yayılıp öldürücü olabiliyordu.

Günümüz de ise alt yapılar şehirlerin giderek büyümesi ile hızlı bir şekilde artmaktadır. Yağmur ve kanalizasyon atık sularının taşınması milyonlarca metreküplük suyun eş zamanlı akması ve belli yerlerde toplanarak artırılmasını gerektirmektedir. Bu da çok yüklü maliyet demektir. Ancak geri dönüşüm santralleri ve arıtma tesisleri sayesinde artık bu maliyetleri çıkarmakta mümkün. Ancak dünya da ve ülkemizde halen bu alt yapılar yetersiz bulunmakta ve gelişigüzel yapılmasından ötürü taşkınlara ve patlamalara neden olmaktadır.

Tek başına kanalizasyonlar da yetersiz kalabilir ve insan elinin değmesi gerekebilir. Bu da alt yapı sistemlerinin sürekli bakım ve onarımını gerektirir. Hiç de kolay olmayan bu iş aynı zamanda eğitimli personel ihtiyacını doğurur. Çünkü kanalizasyon sistemlerinin bakımı tehlikeli ve hastalıklara açıktır. Gerekli tedbirler alınmadan yapılmaya çalışılan bakımlar ölümle sonuçlanabilmektedir.

Kanalizasyon sistemlerinden akan suyun gelişi güzel nehirlere ve denizlere boşaltılması, yağmur suları ile karışması şehirlerde kötü kokulara neden olur. Bu da insanların sokaklarda rahatça dolaşamaması ve sosyal olamaması anlamına gelir.